
ATATÜRK DİKTATÖR MÜ?

Eric Jan
Zürcher, yazdığı kitabında, Atatürk için “Diktatördü” demiş…
Aman ne iyi
bir “Halt” etmiş!
Bizim malum
takım da derhal bu sözün üzerine atlayıp, bay Zürcher’e kulak verip, balığı
burnundan yakalamışlar.
Ne oldu
şimdi?
Malum kişi
ve onun gibi kimileri Atatürk için “Diktatör” dediler diye, Atatürk
“diktatör” mü oldu?
Bir şey
önereyim.
Bay Zürcher!
Arkadaş bak!
Beyazla
siyah arasında binlerce gri ton vardır.
Her hangi
bir tarihsel olaya, olguya yada kişiliğe ak ya da kara demek en zor iştir.
Ama unutma,
gerçek gerçektir.
Sen ne
dersen de ay babam, gerçeği değiştirme olanağı yoktur.
Niye mi?
Senin bulunduğun
coğrafya, yani Niederland, faşizmin kollarında nefes alamıyorken, Atatürk kendi
ülkesinde tam da o yıllarda ulusuna demokrasinin ne olduğunu öğreten kitaplar yazıyordu.
Demokrasi
öğretmeniydi yani Atatürk…
Senin ülken
Aydınlanmayı yaşamışken, faşizme doğru kayma düşüklüğünü gösterdi. Ancak
aydınlanmayı yaşamamış Türkiye, o öndere güvenerek, demokrasiye ve aydınlanmaya
yöneldi.
Niçin bu
paradoksu görmüyorsun?
İşine mi
gelmedi?
Öyleyse
kendi değerlerimiz üzerinden anlatayım:
Atatürk,
Ergenekon’da demirden dağlar arasında sıkışıp kalmış ulusuna yol gösteren bir
“Bozkurt”tu.
Ulusunu,
tarihin en demokrat uluslarından biri olarak görüyor, onu karanlıktan aydınlığa
çıkarmaya çalışıyordu.
Emperyalizmin
kanlı saldırılarına Anadolu bozkırında yüreğiyle dur diyebilmiş bir kahramandır
Atatürk…
O nedenle
diktatör arıyorsan, kendi coğrafyanda, yanında yörende yetişmiş tiplere baksana
biraz?
Bak, Hitler
bıyıklarını titrete titrete deli gözleriyle bakıyor sana doğru.
Tövbe tövbee!
Prof. Dr. Kemal Arı Yazıları Star İmza⭐’da…


















